Zeytinburnu Yat ve Kruvaziyer Limanı Projesi Yeniden Gündemde
Zeytinburnu’nda bulunan yat ve kruvaziyer limanı projesi, 2007 yılından beri gündemde olan bir konu. İhale sürecinde yaşanan tartışmalar sonucunda TMMOB’un açtığı davalar sonuçsuz kaldı ve proje lehine sonuçlandı. Ancak, geçtiğimiz Temmuz ayında proje sahibi Ataport Turizm Gayrimenkul Yatırım İnşaat AŞ’nin yaptığı başvuru ile proje bir kez daha gündeme geldi ve halktv.com.tr tarafından duyuruldu.
Ancak, proje sahibi Mehmet Emin Erkan, halktv.com.tr’de yer alan haberde bazı eksiklikler olduğunu ve projenin yanlış bir şekilde yansıtıldığını belirtti. Erkan, projenin tüm yasalara uygun olduğunu ve gerekli izinlerin alındığını vurgulayarak, ayrıcalık iddialarına tepki gösterdi. Kendilerine herhangi bir ayrıcalık yapıldığını söyleyen Erkan, projenin ülkeye değer katacağını ve desteklenmesini temenni etti.
Projenin Detayları
Proje, İstanbul’un Zeytinburnu ilçesine bağlı Kazlıçeşme Mahallesi’nde gerçekleştirilecek. Toplam 1.470.000 m2’lik alana sahip olan proje, mevcut deniz dolgu alanı, yeni dolgu alanı ve deniz yüzeyinden oluşmaktadır. İlk olarak 14.12.2006 tarihinde İstanbul Defterdarlığı tarafından ön izin ihalesi yapılan proje, 19.10.2007 tarihinde Rönesans ve Koçhan iş birliği tarafından 49 yıllık kullanım izni sözleşmesiyle sonuçlandırıldı. Proje için belirlenen ilk yıl kira bedeli 14.000.000 YTL olarak açıklandı.
2018 yılında, Mimarlar Odası tarafından açılan dava sonucunda eski imar planları iptal edildi ancak yeni imar planları onaylandı. 2021 yılında Danıştay’ın onayıyla planların şehircilik ilkelerine uygun olduğu belirlendi.
Proje Sahibi Açıklama Yaptı
Proje sahibi Erkan, projenin çevreci ve yeşil alanlara önem veren bir yatırım olduğunu belirtti. Ayrıca, projenin 15.000-20.000 kişilik istihdam hedeflediğini ve çevreci bir yaklaşımla geliştirildiğini ifade etti. Erkan, Covid-19 pandemisi nedeniyle yaşanan ekonomik durgunluk sebebiyle yatırım sürecinin ertelendiğini ve mahkeme sürecinin sona ermesiyle kira tahakkukunun başladığını açıkladı.
Erkan, yaşanan davalardan mağduriyet yaşadıklarını aktararak, projenin ülkenin ekonomik ve turistik potansiyeline katkı sağlayacağını vurgulayarak engelleme girişimlerine karşı olduklarını belirtti.